23 Temmuz 2013 Salı

# Ne Okuyorum 9

 Pasaklı Tanrıça

29 yaşında,avukatlığa başladığından beri tatil nedir bilmeyen,ev işinden hiç anlamayan hatta ütü masasının ne işe yaradığını bile bilmeyen Samantha'nın hayatı komik bir dille anlatılıyor. Çok eğlendiriyo okurken,bittiği zaman üzülüyosunuz. Keşke seri olsa sonsuza kadar gitse. Beceriksiz ama şans hep ondan yana oluyo. Başına gelenleri okurken kendinizde geçebilirsiniz. :)

Kitapta Altını Çizdiğim Sözlerden Bazıları :

*Sanırım,nadiren,birilerinin omuzlarıma yük bindirdiğini hisseder gibi oluyorum.Büyük beton külçeler gibi,üst üste konuyor sanki ve ben de onları düşürmemeye çalışıyorum,ne kadar yorgun olursam olayım...

*İnsanların rahat olmalarını istiyorlarsa,onları kesinlikle BlackBerry'lerinden ve cep telefonlarından ayırmamaları gerekir.

*Yani,her şey yolunda.Gerçekten.Bu işler böyledir.Bazı şeyler olur,bazılarıysa olmaz.Kısmet değilmiş.Tabii ta derinlerde,içimde bi yerde...yine de kısmet olduğuna inanıyorum.

*Gözlerimi sımsıkı yumuyorum,zihnimde dolaşmaya başlayan düşüncelerden kaçmaya çalışıyorum.Mide bulandırıcı,'keşke'düşünceleri...Ama anlamı yok.

*Her şey çok güzel olacak.Eğer kendi kendime yeteri kadar çok söylersem,gerçekleşir.

*Başımı kollarımın arasına gömüp bir daha oradan hiç çıkarmamak istiyorum.

*Bütün cevapları bilmediğin için kendini cezalandırma.Kim olduğunu bilmek zorunda değilsin.Resmin tamamını görmek ya da nereye gittiğini bilmek durumunda değilsin.Bazen sadece bir sonraki adımın ne olacağını bilmek de yeterli.

*Başıma gelen her şeyden tek bir ders aldıysam eğer o da insanın varoluşunun en büyük hatası diye bir şeyin olmadığıdır.Hayatını mahvetmek diye bir şey yok.Hayat en nihayetinde gayet esnek bir şey.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder