30 Ağustos 2013 Cuma

Kotalı İnterneti Olan Zavallı Blogger

Evet,tamamıyla beni tanımlayan bir başlık oldu. Sınırlı İnternetiyle -6 GB- 1 ay boyunca,kendi imkanları kadar -kotanın verdiği imkan kadar-film,dizi izleyip,araştırma yapıp,blogda paylaşım yapmak için uğraşıp duran,resimler,yazılar,gifler derken kotayı -her ay-aşıp azar işiten,her ayın 1'îni kota yenileneceği için iple çeken bir bloggerım. Allah, kotalılar olarak hepimize sabır versin.Bence kotalı olup da aşmadan ay sonunu getirebilen insan seçilmiş insandır.Koruma altına falan alınsın onlar.Gerçekten çok zor.Fazla fazla paylaşım da yapamıyorum.Eğer paylaşım sayımı arttırmazsam hayal ettiğim gibi tanınan bir blogger olma şansım,bir sürü üye ve ziyaretçiye sahip olma ihtimalim ellerimden kayıp gidecek.İstatistiklerimde düşüş var zaten.Hem de oldukça fazla.Moralim çok bozuk çok.İyi ki 1 gün sonra kota yenilenecek,yoksa kafayı yemek işten bile değil. ( BU AY DA KOTAYI AŞTIĞIMI SÖYLEMEME GEREK YOK SANIRIM ? )



26 Ağustos 2013 Pazartesi

# Ne Okuyorum 12



Gülümse Anılara



Uzun zamandır blogla ilgilenemedim.Zaten ne kitap okumaya ne de film izlemeye fırsatım oldu. Ama en sonunda bu kitabı bitirebildim.Ne yalan söyleyeyim pek elim gitmedi. Sürekli erteledim durdum.Tabi doğal olarak,uzaylılar,muttalar ve saraylılardan sonra biraz sıradan geldi.Aslında güzel bi hikaye,sevimli.Kapağı da çok hoş.Fakat çok kalın bi kitap olmamasına rağmen günlerdir bitiremedim. Ama güzel alıntılar da çıkmadı değil. Yer yer güldürdü de . :) Arkadya Yayınları'ndan aldığım ilk kitap ama tasarımı sağolsun devam edicem.Tabi ayraçlarının güzelliğini de belirtmeden geçmeyeyim. :) 

Camille Noe Pagan ve Arkadya teşekkürler. ♥




Gelelim altını çizdiğim sözlere :



 Affetmek,daha güzel bir geçmişe dair tüm umutlardan vazgeçmektir. ( Lily TOMLIN )
 Gerçi bu sefer suçlanması gereken biri varsa,o da bendim. Julia'nın söylediği zamanda gelme ihtimali,Hudson Nehri'nde kutup ayılarının yüzdüğünü görme ihtimaliyle aynıydı ve ben bunu çok iyi biliyordum.
 Beyaz yalanlar,başkalarının duygularını incitmemek adına söylenenlerdir.
"Eğer seni mutlu ediyorsaaa,o kadar da kötü olmamalııı..."
Bak,hala iyi işaretler var,dedim kendime.Sen sadece görmeyi bilmelisin.
Julia hızla üzerime yürüyerek bana baktı,sanki az önce kafasını fırına sokmak isteyip istemediğini sormuştum.
 O kadar öfkeyle bakıyordu ki,bir an beyin gücüyle beni duvara fırlatmaya çalıştığını düşündüm.
 Adeta 'Nathan=Marissa' olmuştuk.Uyandığımda ilk düşündüğüm şey o,her gün konuştuğum en son kişi oydu.Onsuz bir hayatı hayal bile edemiyordum.
Sanki göğsümde bir boşluk açılmış da içi taşlarla dolmuş gibi hissediyordum kendimi.
 Yaklaşık otuz bir yılı annemle aynı gezegende geçirdikten sonra,onun beni özür dilemek için çıkmaz ayın son çarşambasında arayacağını bilmem gerekirdi.
 "Pekala, eğer delilik aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç beklemek anlamına geliyorsa,doğru yoldayım demektir."
 Bu küçük bireylerin içlerindeki potansiyel güce ulaşmalarına yardım etmek için tamamen hazırlıksızdım. Aslında onlara rehberlik edebileceğim tek konu,tuvalete nasıl gidebilecekleriydi.
 Yanlış bir şey yapmadığımı biliyordum,ama sanki saatlerdir eteğim popomun arasına sıkışmış bir halde yürüdüğümü yeni fark etmişim gibi utanıyordum.
Burada ne yapıyordum ben böyle ? Nathan,Johnny Depp'in ta kendisi olsa ve beni Karayipler'deki adasına kaçırmak için beklese bile fark etmezdi.Dave ile ciddi bir ilişkim vardı.
Bir zamanlar sevdiğim Marissa demek istedin heralde,diye geçirdim içimden.Geçmiş zaman.Fakat hiçbir şey söylemeyerek,sanki hayatım buna bağlıymış gibi ekmeğime yağ sürmeye başladım.
Nathan'ın ismini tekrar söylemeye dilim varmıyordu,çünkü her söylediğimde evime zehirli bir gaz salıyormuşum gibi hissediyordum.
 "İnan bana,üzerinden atması en zor şey,fazla kilolar değil,başkalarının beklentilerinin ağırlığıdır."
"Hayat öyle ya da böyle devam edecek,"demişti konuşması sırasında."Tek fark onu nasıl ele alacağınız.Gelen dalgayı yakalayıp,onunla yol alabilir ya da akıntıya kapılıp dibe çekilebilirsiniz."
Bir insana ona anlatacağınız bir şey olduğunu söyleyip sonra da ne olduğunu düşünüp durması için onu bekletmekten daha zalimce bir şey yoktu.
Yine de öyle çok terliyordum ki bu sabah giyinirken koltuk altlarıma ped falan koymalıydım diye düşünmeden edemedim.



14 Ağustos 2013 Çarşamba

# Ne İzledim 2



The Imaginarium Of Doctor Parnassus



Bu sıralar pek kitap okumaya fırsatım olmuyo.Ben de film izleyeyim bali dedim.
Daha önce " # İzlemek İstiyorum " kısmında tanıtmıştım. O yazı için şuraya tıklaman yeterli.:)
Konusundan bahsetmiştim orada şimdi biraz oyunculara bakalım.


Parnassus : Christopher Plummer

                                                   


Şeytan : Tom Waits






Parnassus'un yardımcısı Percy :
Verne Troyer 



Anton : Andrew Garfield (Nam-ı diğer Spiderman.Tennant zamanında Doctor Who'da da rol almıştı.)
Parnassus'un kızı Valentina :
Lily Cole ( Doctor Who izleyenler.gemideki hayalet hemşire olduğunu fark etmişlerdir. :) Ayrıca Karayip Korsanları'ndaki ilk deniz kızını canlandıran Gemma Ward'la da bi benzerliği var sanki? Zaten ikisi arkadaşlar sanırım. )


Gelelim filmdeki iki yüzlü Tony karakterini canlandıran isimlere.


Joker karakteriyle tanıdığımız Heath Ledger,Tony'i canlandırıyordu.Ancak henüz çekimler tamamlanamadan hayatını kaybedince,yönetmen Terry Gilliam çekimler durduruldu. :(




Daha sonra yeniden bir senaryo yazıldı -bence harika bir kurtarış olmuş-ve karakterin iki yüzlülüğünü anlatmak amacıyla,aynadan her geçişinde farklı birine dönüşen Tony'i :
Johnny Depp :


Jude Law




Colin Farrel



canlandırdı. Ve film zamanında gösterime girdi.Johnny Depp,Jude Law ve Colin Farrel aldıkları ücreti Ledger'ın kızı Matilda Rose Ledger'a verdiler.

8 Ağustos 2013 Perşembe

# Ne İzledim 1

ŞİMŞEK HIRSIZI ( PERCY JACKSON VE OLİMPOSLULAR #1 )

Rick Riordan tarafından yazılan 5 kitaplık "Percy Jackson Ve Olimposlular " serisinin ilk kitabının 2010 yapım film uyarlaması.

Konu : Percy Jackson,Disleksi bir gençtir.Babası Denizlere hükmeden Poseidon'dur ancak o bunu daha sonra öğrenecektir. Zeus, kardeşi Poseidon'un oğlunu şimşeğini çalmakla suçlar.Ancak onu Percy çalmamıştır.Percy'nin en yakın arkadaşı yarı keçi yarı insan bir koruyucudur.Percy bunu da daha sonra öğrenecektir.Percy'nin öğretmeni tarafından saldırıya uğramasıyla annesi ve koruyucusu onu,kendisi gibi başkalarının da olduğu bir kampa götürür.Ancak bu sırada şimşeğin Percy'de olduğunu zanneden üçüncü büyük kardeş Hades, Percy'nin annesini kaçırmıştır.Annesinin peşine düşen Percy,kampta onun tarafında gibi gözüken Hermes'in oğlu Luke'un kendisini kandırdığını anlayacaktır. Ancak yanında koruyucusu ve kampın en güçlülerinden -Athena'nın kızı-Annabeth vardır.Ve sanırım göz yaşartan sahnelerden birisi de Percy'nin babası Poseidon'la ilk tanıştığı sahne olucaktır.

2.film 16 Ağustos 2013'te vizyona girecek.

Oyunculardan kısaca bahsedecek olursak :
Logan Lerman-Percy



Alexandra Daddario-Annabeth

Kevin McKidd-Poseidon
Sean Bean-Zeus


Steve Coogan-Hades









 Ve bunlar da kitap serisi 




7 Ağustos 2013 Çarşamba

# Ne Okuyorum 11

ALAYCI KUŞ ( AÇLIK OYUNLARI #3 )




Şu an "yuh artık,daha şimdi mi bitirdin bu seriyi diyebilirsiniz.Haklısınız.Ama cidden okul varken pek fırsat bulamadım. :(
Evet bitireli bi kaç gün oldu . Tabiki söylenecek söz bulamıyorum.HARİKA.


Sadece diyorum ki ;

Finnick, Boggs ve Primrose...











Ayriyeten bir de Snow :D





Tabi sonu benim hayal ettiğim şekilde bitmedi ama öylesi Katniss için çok daha iyi oldu.=)
Acayip muhteşem bi kitap,okumasam ne kadar çok şey kaçırırmışım.Uuuh. Suzanne Collins ve Pegasus'a kooooocaman teşekkürler.Bi de bu 3. kitabın filme aktarılması da harika olur. İyi bi görsel şölen ha ? :)




VE BÖYLECE BİR SERİMİZİN DAHA SONUNA GELDİİİK.

Serinin diğer kitaplarıyla ilgili yazılarım için : Tık Tık :)



Kitapta Altını Çizdiğim Sözlerden Bazıları : 
  • Çevremde küller uçuşuyordu;ağzımı kapatmak için tişörtümün yakasını yukarı çektim.Soluğumu kesen,içime çektiğim şeylerin ne olduğunu değil,kim olduğunu merak etmekti aslında.
  • Peeta'nın oyunları resmetmek için bir fırçaya ihtiyacı yoktu.Sözcüklerle de aynı ustalıkla oynayabiliyordu.
  • Ormandayken tek bir varlığın iki parçası gibi hareket edebildiğimiz için,iletişim kurmak için sözcüklere gereksinim duymuyorduk.
  • Aynadaki yüz,pütürlü teni ve yorgun gözleriyle bitkin görünüyordu ama bana benziyordu.Kol bandımı çekip kopardım ve iz sürücüden geriye kalan çirkin yara izimi ortaya çıkardım.İşte bu da bana benziyordu.
  • "Ve eğer biz yanarsak, siz de bizimle birlikte yanarsınız."
  • Son sözlerim havada asılı kalmıştı.Zamanda öylece sallanıyormuşum gibi hissediyorum kendimi.Çevremden yükselen ısıdan değil,kendi varlığımdan yayılan bir ısı bulutunun içinde sarmalanmış haldeydim.
  • Belki de hepsi yalan söyleyerek beni korumaya çalışıyordu.Umurumda değildi.Benim iyiliğim için bana yalan söyleyen insanlardan bıkıp usanmıştım.Çünkü genelde daha çok kendi iyilikleri için yalan söylüyorlardı. Katniss'e isyan konusunda yalan söyleyelim ki delice bir şey yapmasın.Onu arenaya her şeyden habersiz halde gönderelim ki kolayca avlayalım.Ona Peeta'nın kaydından bahsetmeyelim çünkü bu onu hasta eder ve ondan sağlam haliyle bile iyi bir performans elde etmek yeterince zor zaten.
  • Bizi bunca yıldır birbirimize sıkı sıkı bağlayan karşılıklı ihtiyaç ipleri çözülüp gidiyordu.Aramızdaki boşluklarda ışık değil,karanlık yamalar vardı.
  • İyinin tam zıttı neyse,ben öyleydim işte.
  • Gelecekte ele geçirmek istediğiniz bir şeyi yok etmezdiniz.
  • Kalbimin üstüne oturan ağrı geri gelmişti ve o ağrıdan bütün bedenime incecik çatlakların yayıldığını hayal edebiliyordum.Bütün sırtım,kollarım,bacaklarım ve yüzüm çatlak içindeydi.Sıkı bir füze sarsıntısıyla tuhaf,jilet keskinliğinde kırıklara ayrılabilirdim.
  • "...İnsanın kendini toplaması,dağılmasından on kat daha fazla çaba grektiriyor."
  • Zehir.Bir yılan için kusursuz bir silah.
  • Benden nefret etmek ve beni öldürmek istemekle kalmıyor,artık insan olduğuma da inanmıyordu.Bu boğulmaktan daha acı vericiydi.
  • Her neyse,iyi taraflarımı şekere buluyor olsa da onu takdir ediyordum.Samimi olmak gerekirse,biraz şekere bulanmaya ihtiyacım yok değildi.
  • Bu yüzden yapmam gereken şey,Boggs'un çalışır durumdaki Holo'sunu çalmak ve fark ettirmeden tüymekti. Bana sorarsanız,dişini çalmak daha kolay olabilirdi.
  • Yer altında ölmekten deli gib korkuyordum,oysa bu çok aptalcaydı. Çünkü yerin üstünde ölsem bile,yapacakları ilk şey beni yerin altına gömmek olacaktı.
  • Ama anlamış olmalıydı.Akla gelmeyecek şeyin başımıza geldiğini ve hayatta kalmak için daha önce akla gelmeyen şeyler yapmak gerekeceğini...




4 Ağustos 2013 Pazar

Blogumun 1. Ay Dönümü Ve 1004 Göz Atan Yihhu !

Tamam 1004 şimdilik fazla bi sayı olmayabilir ama,yine de...Ya kimi kandırıyorum ki 1004 benim için çok iyi bi rakam.  

1 ay 1 ay 1 ay 1 ay 1 ay 1 ay 1 ay 1 ay 

oldu bu blogu acalı ve tam 1004 kere sayfam görüntülendii. :)








Giriş yazımda belirttiğim gibi birilerinin bloğuma yanlışlıkla bile gireceğinden şüpheliydim.Ama şimdi blogumu cidden zamanla ve emek vererek iyi bi blog haline getirebileceğime inanıyorum.


Ay içindeki görüntülenme

Hafta içindeki görüntülenme

Tüm Görüntülenme

Sanırım bi blogger için bu oldukça heyecanlandırıcı bişi. :) Zamanla üyelerim de olur mu acaba? Olur belki.Olur olur.