23 Kasım 2013 Cumartesi

# Ne Okuyorum 18

Soğuk Kahve

Almayı aylar öncesinden kafaya koyduğum, ancak kitapçılara her gidişimde başka bir kitap alıp, almayı sürekli ertelediğim kitap. Sonuda okudum, bitirdim. Zaten bir solukta bitiyor. :) 

Kitapta genellikle hüzünleniyor, hayatı ilişkilerinizi sorguluyorsunuz yer yer - yazarın anılarını anlattığı kısımlarda- gülüyorsunuz ve en önemlisi gerçekten de kendinizden bir şeyler buluyorsunuz ki benim resimde gördüğünüz gibi işaret koyduğum yerler hep oralar. :D

Yani altını çizdiğim yerleri buraya yazmaya kalksam sayfalarca sürer. O yüzden en can sevdiklerimden bir kaç tanesini buraya yazsam sanırım yeterli olur. :)





  • Çeyrek altın da aldı başını gidiyor. Çok özeniyorum şu çeyrek altına. Onun gibi olamıyorum bir türlü, alıp başımı gidemiyorum.
  • Çayı açık severim ama seni çok koyu sevdim ben.
  • ...sevmek bir çocuğun yere düşürdüğü şekerini yıkayıp tekrar yemesi gibi bir şey. Sevmek ne kadar kirletilebilir ki?
  • Otobüs şoförünün gördüğü boşluk gibidir aşk, sen göremezsin.
  • Neden her şarkının içine giriyorsun?
  • Anne diyebilmek başka bir huzur.
  • Şarkılar olmasa gerçekten yalnız kalırdık.
  • Evlat insanın gözünün bebeğidir. Baba gözkapağı, anne kirpiktir. Öyle korunur o çocuklar...
  • Bir kızı çok severek mutlu edemezsiniz. Ona diğerlerinden farklı olduğunu hissettirin.
  • Beni kaybetmekten korkmuyorsan hayatımda ne işin var?
  • Aşka pek inanmam ama diğerlerinden daha çok sevmem gereken bir kız olduğuna inanıyorum.
  • Sıkılmak çağımızın hastalığı ve ilacı henüz bulunmadı.
  • Özgürsen sorun yok. Göyüzü hala senin...
  • Mutluluk ölçülebilir bir şey değil.
  • Önyargı hayattaki her şeyin önüne geçebilecekadar güçlü bir saçmalık.
  • El alem ne der diye düşündüğün sürece, aldığın kararlara asla kendi kararım diyemezsin.
  • Bazı yazıların içindeki bir cümle bir romana eşittir.
  • Hiçbir ortak noktanızın olmadığı, hiçbir konuda anlaşamadığınız insana gider aşık olursunuz. Bu hayatın "Al sana aşk" deme şeklidir.
  • Ne dünya mükemmel ne biz.
  • Hayat almadan vermez, sevdiğin her şey seni sona biraz daha yaklaştırır.
  • ...aşk bir kalp kazasıdır, içinden sağ çıkamazsın ve her şey yarım kalır, sen gibi ben gibi...
  • Dünyanın en güzel şeyi de Allah'ın bize bir dua kadar yakın olması.
=) =) =)

# Alışveriş 5

Evvett...Bugün yine BKM ve D&R yolları bize gözüktü. :) Bu ay malum okul sebebiyle dergiyi almaya bir türlü gidemiyordum. Özellikle Doctor Who 50. Yıl özel ekleri varken alamasaydım çok üzülürdüm.Bu arada bu akşam tüm dünyayla aynı anda CNBC-e 'de yayınlanacak olan "The Day of the Doctor"ı izliyoruz değil mi ? :)


Çalıkuşu ise yine sınav için sorumlu olduğumuz bir kitap. Ancak ben zaten uzun süredir okumayı istiyordum. Daha önce almaya gitmiştim ama gittiğim yerde sadece ince baskısı kalmıştı ben de onu alıp okudum. Şimdi bir de dizisi başlamışken kıyaslama yaparak güzelce okumak, diziyle paralel gidip karşılaştırmak isterdim ama okumak için sadece 1 haftam var. Bu arada lafı açılmışken Çalıkuşu dizisi gerçekten iyi bir yapım olmuş. Yurt dışında da oldukça ilgi görüyor. Yani kitaptan farklı gidiyor -zaten genelde öyle olur- özellikle Kamran, sarı çiyan... Ama Burak Özçivit ve Fahriye Evcen gerçekten rollerinin hakkını veriyorlar. :) Uyumlu da olmuşlar. 





17 Kasım 2013 Pazar

# Ne Okuyorum 17

Kürk Mantolu Madonna




Evet, fırsatı bulunca ilk olarak başladığım kitabı bitirdim.Ve tabi yine bayıldım. :)

Rasim, iş vasıtasıyla tanıştığı Raif Bey'i diğer herkes gibi ilk başta çok sıradan birisi olarak görür. Ancak diğerlerinden farklı olarak Raif Bey'i daha yakından tanır, Raif Bey'in kara kaplı defterini okur ve insanlardan bu denli uzak duruşunun arkasındaki gerçeği öğrenir. Kara kaplı defterde Raif Bey, geçmişte Maria Puder yani Kürk Mantolu Madonna'sı ile olan ilişkisini ve on yıl sonra ortaya çıkan bir gerçeği anlatmaktadır. 

Altını çizdiğim sözler : 

...insanlar daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahraman bulmak, muhakkaki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu.
Her şey, her şeyi olduğu gibi kabul etmekteydi. Şu halde bana da yapacak başka bir şey kalmıyordu.
İnsanları, kendi cinslerinden biri üzerinde kudret ve salahiyetlerini denemekadar tatlı sarhoş eden ne vardır? 
Bütün teessürlerimiz, inkisarlarımız, hiddetlerimiz, karşımıza çıkan hadiselerin anlaşılmadık, beklenmedik taraflarınadır. Her şeye hazır bulunan ve kimden ne gelebileceğini bilen bir insanı sarsmak mümkün müdür?
İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rasgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!..
İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.
Bir ecnebi dil öğreneceğimi, bu dilde kitaplar okuyacağımı, ve asıl, şimdiye kadar sadece romanlarda rastladığım insanları işte bu "Avrupa"da bulacağımı tahmin ediyordum. Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim 
insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?
Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.
O zamana kadar bütün insanlardan esirgediğim alaka, hiç kimseye karşı tam manasıyla duymadığım sevgi sanki hep birikmiş ve muazzam bir kütle halinde şimdi bu kadına karşı meydan çıkmıştı.
Hayatım müddetince hep onu aramış, onu beklemiştim.
Bir kitabı okurken geçen iki saatin ömrümün birçok senelerinden dahha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi.Bir ruh, ancak bir benzerini bulduğu zaman ve bize, bizim aklımıza, hesaplarımıza danışmaya lüzum bile görmeden, meydana çıkıyordu... Biz ancak o zaman sahiden yaşamaya, -ruhumuzla yaşamaya- başlıyorduk
...ben dünyadan ziyade kafamın içinde yaşayan bir insanım...Hakiki hayatım benim için can sıkıcı bir rüyadan başka bir şey değildir...
Hoş tutulan bir oyuncak olmak, onlara insan olmaktan daha kolay ve cazip geliyordu.
İnsanlar arasında çeşit çeşit kendini gösteren bütün sevgiler, sempatiler bir nevi aşktı. Yalnız yerine göre isim ve şekil değiştiriyorlardı.
"Aşk hiç de sizin söylediğiniz basit sempati veya bazen derin olabilen sevgi değildir. O büsbütün başka, bizim tahlil edemediğimiz öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilmediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilmeyiz..."
Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek isteyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.
Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.
Bizim mantığımızla hayatın mantığı asla birbirine uymuyordu.
Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim. İkinci defa oynayamam...
Her şeyi, her şeyi, bilhassa ruhumu hiç bulunmayacak yerlere saklamalı...
Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.



❈ ❈ 




16 Kasım 2013 Cumartesi

Ve Sınavlar Bitti...






İki haftalık bir sınav maratonu sonunda bitti. :)






 Gerçekten 2 haftadır kitaplardan kafamı kaldıramaz haldeydim. Her gün 2 sınav...Birisinden çıkıyorsun güzel geçtiyse sevinemeden ya da kötü geçtiyse üzülemeden diğeri için hazırlanıyorsun. Evde,otobüste,teneffüste,öğlen arasında hep elinde bir kitap-çalışma kağıdı bir şeyler ezberliyorsun. Bir de matematikten alınan 46 var tabi. :D 


2 hafta sonra 2. sınavlar başlıyor ama şimdilik uuh kafam rahatladı cidden.
Bu 2 haftada aldığım kitapları bitiricem,dizilerimi izlicem,hep müzik dinlicem. Dolu dolu yaşıycam şu 2 haftayı. :) :*