31 Ocak 2014 Cuma

TEK UMUTLARI BİZİZ

YUNUS PARKLARINA VE GÖSTERİ HAYVANLARININ KULLANILMASINA TEPKİ OLARAK HAZIRLANAN BU VİDEOYU NE KADAR YAYABİLİRSEK O KADAR İYİ ARKADAŞLAR. 

HAYVANLARIN GÖSTERİLERDE KULLANILDIĞI YERLERE GİTMEYEREK SİZ DE TEPKİNİZİ GÖSTERİN.

İMZA KAMPANYALARI YOUTUBE'DA VİDEONUN ALT KISMINDA BULUNUYOR.



ÇÜNKÜ : 

"TEK UMUTLARI BİZİZ"

30 Ocak 2014 Perşembe

# Ne Okuyorum 23


50 Yazarın Yüreğinden : 
50 İZ



Merhabaa :) 

Bu kitap elime geçeli uzunca bir süre oldu ancak, okul varken okumadım. Bilerek tatil dönemine sakladım ki, sindire sindire okuyayım ve blogda paylaşırken yeterince üstünde durabileyim.
Evet bu kitabı diğerlerinden farklı kılan bir özelliği var : Öğrencisi olduğum UHAL yani Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri tarafından bir proje dahilinde yazılmış olması. "Bizim Romanımız" projesi ile geçen sene 100 kişilik bir ekiple yola çıkılmış. Bir kişi bir kaç sayfalık bir bölüm yazmış, onun kaldığı yerden diğeri devam etmiş, onun kaldığı yerden de başka biri... Bu böyle gitmiş ancak çok zahmetli bir iş olduğu için 100 kişilik grubu 2'ye ayırmışlar. Çalışma 9 ay kadar sürmüş, inceleme ve düzenlemeye de 1 ay kadar bir süre ayrılmış. İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlerinden destekler alınmış veee işte karşımızda 50 İZ ...













Kitapta emeği geçen tüm yazarların isimleri de kitabın başında yer alıyor. 




Kitap polisiye ama aşk da olmazsa olmaz tabi. Biraz da pembe dizi tadında hatta kafam karışmasın diye yandaki gibi bir karakter çizelgesi oluşturdum. :)




Alıntılara geleceğim ama biraz konusundan bahsedeyim, Simitçi Yusuf - Diğer adıyla Komiser Gürkan- arkadaşı Cevdet ve Karen yardımıyla, çocukluğunda ailesini öldüren örgütün peşine düşmüştür. 
Çiğdem, İzmir Ödemiş'ten okumak için İstanbul'a gelip orada hayatının aşkını ve daha bir çok şeyi bulacaktır.

Çiğdem ve Gürkan tesadüf eseri karşılaşacaktır ama aralarında da bir bağ vardır. :)

Karakterler oldukça fazla olaylar alengirli... :D Ufacık tefecik imla hataları dışında gerçekten kitap harika ! Ve düşünsenize 50. yazar bütün olayları bir sonuca bağlamak, her şeyi açıklığa kavuşturmak zorunda. Ne kadar zor bir işi başarmışlar...

Kitabın 2.'si için seçmeler yapıldı. 2 grup halinde çalışılacak ve 2 farklı kitap çıkacak ortaya, gruplar birbirinden habersiz olacak yani. Ben cesaret edip katılamadım ama ilerleyen yıllarda başka kitaplarda belki. Bu arada kitabı da öyle bir yerde bitirmişler ki... 1 yıl bekle dur şimdi...


Alıntılar demişken, çeşitli şairlerden ve yazarlardan dizelere ve sözlere yer vermişler gerçekten çok iyi olmuş.

















29 Ocak 2014 Çarşamba

# Ne Okuyorum 22

RUHSUZ ( NEWSOUL #1)


İnanabiliyor musunuz, bu güzellik Aralığın 14'ünden beri çantamda bir okula bir eve sürüklenerek okunmayı bekliyordu !  En sonunda dün bitirebildim. Ve tabi ki Newsoul serisiyle kendime, hayran olacak yeni bir karakter bulmuş oldum : 

SAM <3

Neyse biz kitaba dönelim . :)

Yüzlerce hatta ve hatta binlerce senedir, aynı ruhlar farklı farklı bedenlerde dünyaya geliyordu. Ta ki o Yeniruh doğana kadar : Ana.
Herkes,hatta annesi bile, onun büyük bir hata, bir lanet olduğunu düşünüyordu. Çünkü o yıl doğması beklenen Ciana doğmamış Ana doğmuştu. Ona Ciana'nın adının bir parçası olan "Ana" ismini vermişlerdi. Herkes, özellikle annesi sürekli olarak onun bir "ruhsuz" olduğunu, duygularının olamayacağını söylüyordu. Ana da buna inanıyordu. Ta ki 18 yaşına gelip evden ayrılarak, Sam'le tanışıncaya dek. Artık her şey çok farklıydı. 

Sam'e gelecek olursak, çocuk nazik, duyarlı, ilgili, düşünceli... Ruhsuz olduğunu düşünen Ana'nın ruhundaki yaraları saran kişi... Tabi ki yakışıklı da. O:) 

SAAAM <3 <3 <3





AYRICA MASKELİ BALO SAHNELERİNİ OKURKEN BEN : 




Bir kaç tane de alıntı yapmazsak olmaz :)

  • "Müzik beni mutlu eder." Mutluluğun da ötesinde, hatta. Ona açıklayabileceğimden çok daha fazla.
  • Sam'in müziği bunca sevmesi anlaşılmaz değildi benim için. Belki, aramızda hiçbir tuhaflık olmaksızın paylaşabileceğimiz bir şeydi bu.
  • Her zaman müzik.
  • ...onun varlığını özlemiştim bile.
  • ...ama onun yanımda olmasına alışmıştım işte.
  • "...
  • Ama müzik ve şiir gibi bazı şeyler ruhun tutkularıdır."
  • Korkularını alıp çok uzaklara götürmek istiyordum ama bu imkansız gibiydi.
  • Kalbim kaburgalarımdan çıkacak gibi oldu.
  • Bazen ona bir tane geçirmek istiyordum.
  • Hayır, istediğim, müziğin üzerine çıkan kalp atışlarını duyabileceğim kadar yakın durduğumuz maskeli baloda olmaktı.
  • Bundan nefret ediyordum. Ondan da nefret ediyordum. Ama müziği nasıl istiyorsam, onu da istiyordum.
  • Yanağımı, saçımı, sırtımı okşadı. Dokunduğu her yerde öfkeli ateşler sönüyordu. Kalbime dokunmasını dilerdim.
  • Başyapıt olan bir senfoninin sonundaki akortsuz bir notaydım. Bir tabloyu mahveden hatalı bir fırça darbesiydim.
  • Ağzım benden nefret ediyordu kesinlikle.
  • Kalbim hissettiğim her şeyi taşıyacak kadar büyük değildi...
  • ...kahverengi gözleri beni içine çekti.
Serinin Diğer Kitapları :


18 Ocak 2014 Cumartesi

#Mini Dizi : A Young Doctor's Notebook

"Rus yazar Mikhail Bulgakov'un kalemi İngiliz mizahının süzgecinden geçerse ne olur ? "

A Young Doctor's Notebook'ta Jon Hamm ve Daniel Radcliffe aynı kişiyi canlandırıyor : Dr. Vladimir Bomgard.

Dizimiz 4 bölümden oluşuyor.Dr. Vladimir Bomgard'ın genç ve tecrübesiz, yeni mezun halini Daniel Radcliffe ; morfin bağımlısı acınası haldeki yetişkin halini ise Jon Hamm canlandırıyor.

Aslında aralık ayınca CNBC-e bu diziyi vermişti ancak ben aralık ayında fırsat bulamadığım için onu burada yazamadım.







Bizim Harry Potter'ımız büyümüş de doktor olmuş. :)

Önlüklü fotoğrafta sanki biraz Sheldon Cooper'ı andırmış?






Dizi, dondurucu soğuğun hüküm sürdüğü, iç karartıcı bir günde kalbi tıp için atan, genç ve tecrübesiz doktor Vladimir Bomgard'ın hiçliğin ortasındaki bir köy hastanesinde işe başlamasıyla açılıyor. Ama Bomgard'ın 17 yıl sonrasına, Moskova'ya odaklanıyoruz ve Doktor'un mutsuzluk ve umutsuzluğun içinde nasıl kıvrandığına tanık oluyoruz. İlk bakışta bu iki adamı hem fiziksel hem de ruhsal olarak bağdaştırmakolay değil. Ama genç Bomgard'ın yaşadıkları, geçireceği dönüşümün izlerini yavaş yavaş görünür kılıyor. 




CNBC-e Dergi Aralık 2013 Sayısından

# Ne Okuyorum 21

FARELER VE İNSANLAR


Eveet, uzun bir aradan sonra - okul sağolsun - edebiyat hocamızın okumamızı istediği bir kitapla,100 Temel Eser'den birisi olan, Fareler ve İnsanlar'la dönüş yapıyorum. :)


Kitap Lennie Small ve George Milton isminde iki arkadaşın maceralarını konu alıyor ki biz bu kitapta çok kısa bir bölümüne tanık oluyoruz. Lennie biraz safça birisi ve George onun aksine oldukça akıllı birisi. Ne kadar George, arada Lennie'ye sinirlense de onu korumak için her şeyi (ki gerçek anlamda her şeyi ! ) yapıyor ve ikisi de birbirini çok seviyor. 



Bundan başka söyleyebileceğim tek şey, ağlamaya hazır olun ! 



"İnsanın yüreğinin iyi olması için akla ihtiyacı yoktur. Bana zaten bu ikisi birlikte pek olmuyor gibi geliyor. Gerçekten akıllı bir adama bakıyorsun, hiç de iyi biri olmadığını görüyorsun."

"...İnsan çok uzun süre yalnız kaldı mı hastalanır, yalnızlıktan hastalanır."

...yara alabilecek her türlü duyguyu içine akıtmış, sonsuz bir duygusuzluk içinde duruyordu öylece.

***




1 Ocak 2014 Çarşamba

#Cnbc-e

Aralık 2013 + Ocak 2014


Daha önce defalarca okul varken hiç bir şeye vakit kalmadığı için yapamadığım şeylere yakındım. Bunlardan birisi de dergiler. Aralık sayısını almaya son günlerde gidebildim ve incelemeye fırsat bulamadım o yüzden sadece verdiği eklerden bahsedebileceğim ki 3. sınavlar da başladığı için Ocak 2014 sayısını da burada inceleyebileceğimi pek zannetmiyorum. Daha buradan kalkınca yapmam gereken 20 sayfalık bir fizik performans ödevim var. :(



Aralık 2013 Sayısında 2014 takvimi vardı. Tahmin
edeceğiniz üzere takvim resimleri dizilerden oluşuyordu . :)












Ocak 2014'te ise renkli ajanda herkese hediye. :)





BU ARADA HEPİNİZİN YENİ YILI KUTLU OLSUN ! =)