31 Mart 2014 Pazartesi

Güle Güle Cnbc-e Dergi...

Evet, mart ayı itibari ile artık Cnbc-e Dergi sadece dijital ortamda çıkacak. Ben bunu daha yeni öğrendim. İlk olarak sitede dergiyi göremedim, bayilerde de bulamayınca biraz araştırma yaptım ve artık sadece dijital ortamda yayınlanacağını öğrendim. Gerçekten çok üzücü. O güzelim eklere, posterlere yazık oldu gerçekten. Okuyucusunun azalacağını düşünüyorum. Fakat belki bir kaç ay sonra tekrar basıma karar verirler ve umarım öyle olur... Ben daha dergiye doyamamıştım ki :(

Bunun yerine, madem artık düzenli olarak takip ettiğim bir dergi kalmadı, her ay güzel ek veren bir dergi alayım dedim. Mart ayı için elele dergisi üç farklı seçeneği ile çok güzel defterler veriyordu. 



Onu almaya karar verdim ama geç fark etttiğim için alamadım. Ayın son günü olduğu için bir sonraki ayın dergisi raflarda yerini almıştı. Başka hoşuma giden bir dergi olmadığı için de elim boş döndüm. Twitter, YouTube derken şimdi de dergimden oldum iyi mi ? :(




30 Mart 2014 Pazar

# Ne Okuyorum 25

        Cemal Süreya - Sevda Sözleri

Eveet 2 gün hafta sonu tatiline 1 gün de seçimler dolayısıyla olan pazartesi tatili eklenince, bir şeyler okumak ve izlemek için harika bir fırsat ele geçmiş oluyor. :)

Ben de biraz şiir okuyayım diyerek aldım elime bu kitabı. Öyle anlamlı dizeler var ki... Bazı yerleri anlamak için bir kaç kere okumam gerekti. Dikkati toplamadan şiir okumak anlamak çok zor...




Güzel dizelerden bazıları :)












***

23 Mart 2014 Pazar

# Ne Okuyorum 24

BİR BAŞKA FAUST ( THE MARLOWE SCHOOL/ ANOTHER #1 )


Yine okul sebebiyle çok uzun bir süredir - yaklaşık 1 ay kadar - elimde sürüklendi bu zavallıcık da...Şu fuar günleri gelince tekrar bir heves geldi ve 2 gün içerisinde okuyup bitirdim kitabı.

Aslında kitabın başlarında birazcık sıkılmıştım. Belki de bu yüzden o kadar uzun süre okmayı erteledim. Fakat daha sonra, ilerledikçe, hiç beklemediğim insanlardan hiç beklemediğim şeyler çıkınca... 

Madam Vileroy, Belle ve Bice ( ikizler ), Victoria, Valentin ve Christian'ı yanına alan bir eğitmen, dişi bir şeytan. 

Nicola Vileroy onlara çeşitli yetenekler veriyor. Zamanla oynama, zihin okuma, kusursuz güzellik, sınırsız güç... Fakat bunların hiç birisini iyilik olsun diye yapmıyor elbette. Çocukların ruhlarını onlara satmaları gerekiyor ve Bice ve Christian hariç diğerleri de öyle yapıyor zaten.

Hepsi güç için, en iyisi - Madam Vileroy'un gözdesi - olmak için uğraşıyor, sürekli onunla bir anlaşmaya giriyor ve bir şeylerden vazgeçiyorlar. 

Fakat Madam Vileroy'un da yapamayacağı şeyler, karşısında duramayacağı güçler var.

Goethe'nin Faust'unun günümüze uyarlanışı, bence oldukça merak uyandıran bir kitap. Sonunda kafamızda bazı soru işaretleri kalmıyor değil ama okumaya değer.

Karakterlere gelicek olursak, Madam Vileroy'dan nefret edebilirsiniz ancak ona anlık olarak hayranlık duyabileceğiniz bazı sahneler de olucaktır. Bir an için onun merhametli olabileceğini düşündüğüm bir sahne bile oldu. 



Belle, kusursuz bir güzelliği olması için Nicola Vileroy'un yıllar önceki görüntüsünü aldı ve herkesi büyülemeyi başardı. Tabi bunun için ödediği bedeller yeterince ağır oldu.



Bice, Belle'in ikizi şeytanın evinde olduğundan habersiz. Onlarca dil konuşabiliyor, zamanı durdurabiliyor ve farkında olmadan Vileroy'un ağına o da takıldı. İlk başlarda o kadar sessiz durmasından şüphelenmiştim ve Bice beni yanıltmadı ama o kadarını da beklemiyorum tabi ...





Christian atletik yapılı ve şair ruhlu. Fakat şiire yönelmesini sürekli engelleyen bir şeyler var. Şeytanın evinde oluğundan habersiz,tıpkı Bice gibi. Tabi kardeşi olarak gördüğü Valentin'in ona yaptıklarından da...




Valentin, kelimenin tam anlamıyla bir hırsız ! Onun o sevimli kıvırcık saçlarına ve sempatik tavırlarına rağmen ona o kadar çok sinir oldum ki ! Christian asıl hırsız olarak tanımlansa da  son sayfalara doğru Valentin'in ona yaptıkları ortaya çıkınca kitabı parçalamak istedim. 




Victoria... Uyuzun teki. Gözlükleri de zaten ona öyle bir hava katıyor. Yaptığı şeyleri okudukça onun saçını başını  yolmak istedim.






Buddy... Christian'ın o korkunç evdeki dostu. Sanırım beni ağlama noktasına getiren tek şey Buddy'nin fedakarlıkları oldu...:( :(


Bir kitap daha beni böyle karmakarışık duygularla bırakıp bitmiş oldu. Teşekkürler Daniel ve Dina Nayeri...

Bu arada alıntıları da yapmadım çünkü okul döneminde genel olarak otobüste okuduğum için işaretlemek oldukça zor oluyor. Fakat güzel cümleler vardı. Diğer kitaplarda da çok fazla ilgimi çeken olursa yazarım elbette. 


SERİDEKİ DİĞER KİTAPLAR :

( SANIRIM BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ )




***






22 Mart 2014 Cumartesi

#Kitap Fuarı 1

Eveeet ne zamandır beklediğimiz kitap fuarı geldi de kapanıyor bile... Şu fuarı iki hafta falan yapsalar ya da senede birkaç kere yapsalar ne olur sanki... Ben daha anca bugün gitmeye fırsat bulabildim.
7 tane güzellik ve bir de ayraç aldım. Verdikleri ayraçları ve tanıtım broşürlerini saymıyorum bile.
Şöyle bir bakacak olursak ;


- Durdurun Dünya'yı İnecek Var
- Sabah Uykum
- Yeni Ruh serisinin 2. kitabı,
- Lux serisinin 4. kitabı Köken,
- Tatlı Bela'nın 2 . kitabı Ayaklı Bela,
- Ölüm Şarkısı
- Gölge ve Kemik 





Ayrıca karton torbalar en sevdiğim şeylerden birisi... Ya fuarda alışveriş yapmanın çok farklı bir tadı var. Yani o standdan bu standa koşturmak, yaptırılan indirimler, sevimli satış elemanları, dağıtılan ekler... Çok güzel ya :)

***