29 Ekim 2014 Çarşamba

# Ne Okuyorum 35

Yeniruh ( Newsoul #2 )


Herkese merhabaa :)

Hepinizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun diyerek girişi yapıyorum. :) 

Yeniruh yine uzunca bir süre çantamda süründükten sonra nihayet okuyabildiğim bir kitap.

Yanlış anlaşılmasın, kitap sıkıcı değil. Aksine bol bol heyecan katılmış ve bazı gerçeklerle ağzınızı bir karış açık bırakacak bir kitap.

Genel olarak serilerin ikinci kitapları birazıcık geçiş niyetine oluğundan sıkıcı oluyor gibi. Ama bu seride... :O :O :O :O

Birinci kitapla ilgili yazım için tık tııık !

Ana'mızın ruhsuz ünvanından sıyrılma ve yeniruhları koruma çabalarına tanık olurken Janan ve hava perileriyle ilgili okuyacaklarınız kendinizi yerlere atmanıza sebebiyet verebilir.

"Hayatım bir hata olarak başlamış olabilirdi ama hata olarak sona ermesine izin vermeyecektim."

"Birkaç hareketsiz nesneyi koruyamıyorsam, yeniruhları nasıl koruyacaktım ki?"

 Bu arada ben arkadaşımın okumasını bekleyemediğimden, fikir alışverişi yapalım diye bütün can alan noktaları anlatmış olabilirim. O:) Özür dilerim Pınar...O:)


Kitaba ilk olarak hava perilerini anlamaya çalışarak başlıyoruz. Nedir bu hava perileri ? Neden müziği severler ? Neden Ana'ya itaat ediyorlar ? Janan'la bağlantıları ne? vs.

"Dünyanın her yerinde ayıyla sinek de var ama hava perisi ayı ya da sinek gibi değil."
"Hayır," diye kabul etti. "Fazlasıyla farklılar."

Sonrasında cevabımızı da bir güzel alıyoruz tabi... Fakat hala neden 1. kitapta Ana'nın ellerini yaktıklarını çözemedim, o ayrı.

Biraz ilerleyince minicik bir yeniruhumuz oluyor : Anid. :) 

Bir de Ariana var tabii :)

Ciana'dan bir parça taşıyan Ana ve Ana'dan bir parça taşıyan yenirular...

Anid'e karşı aldıkları tavır çok canice değil miydi ama ? Ne olursa olsun, minicik bir bebek o !


Sam'in Ana'ya yaptığı güllü sürpriz ise..:))

"Çok fazla gül vardı, tüm şekillerde ve renklerdeydiler ve tatlı gül kokusu çok yoğundu. Ağzımı açıp hepsini içime çekmek, kokuyu göğsümde, kalbimin yakınında hapsetmek istedim."

"Güller, oturma odasını kaplıyordu, sevginin kanıtıydılar: Sam'in bana olan sevgisinin, Cris'in bahçesine olan sevgisinin ve arkadaşlarımın birbirine olan sevgisinin."


Sam & Ana ikilisini çok sevdim ben. 

Artık şu çocuğa bir ay lav yu de be kızım diye kendimi yırttım resmen. 

"Söylemek ve yapmak isteyip de yapamadığım şeyler; aramızda bir duvar gibi yükseliyordu."

Ama Sam bazen yaş meselesi yüzünden  Ana'yı kırınca yüzüne tekme atmak istiyorum. :/

"Belki gariptir ama garip ve uygunsuz farklı anlamlara gelir."

"Kalmak istiyordum, çünkü ona delicesine öfkelendiğimde bile yanında olmaktan hoşlanıyordum."

Tapınağa gelince...
Bu kitapta büyük ölçüde tapınağın sırrını çözebiliyoruz.

Nereden geldiğini, Janan'ın ne ayak olduğunu, reenkarnasyonun nasıl gerçekleştiğini, eskiruhların bazı şeyleri nasıl unuttuğunu ve en önemlisi,
YENİRUHLARA NE OLDUĞUNU öğrenebiliyoruz.

Ana da tapınağa iyi alıştı yani :P İki de bir gitmeler, Sam'i beklemeden girmeler falan. :))

Bundan sonrası ;

- SPOILEEEER ! -

Meuric denen insan bozması kırık kemik, "Onları yiyor." dediğinde, kitabın o sayfasına bir on dakika kadar bakakalmış olabilirim.



Ve Janan'ın insan olduğunu öğrendiğimde yaşadığım şoku nasıl tarif edeceğim bilmiyorum.
Gerçekten.
Hain.

Eskiruhlar yerimizi yeniler alacak diye bağrınırken, aslında onların yüzyıllardır yenilerin yerini alması ise tam bir alçaklık.

O iskelet odası rüyalarıma girecek :O :O

Wend'in ihanet etmiyormuş gibi gözüküp ihanet ettiğini farketmemizle aslında ihanet etmiyor oluşunu da lütfen birisi bana açıklasın.

Stef ve Cris ortadan kaybolduğunda ise yeniruhların evinde olan patlamalarla ilgileri var mı diye düşünmedim değil.

Cris'iiiim beni affeeeet :((:((


Şu an Cris için olan duygularımı gerçekten size anlatamam :(

- Ana'yı öpmesine bile kızamadım. -

Hele hava perisi olup Ana için gül atışı... :(

"Bu mümkün müydü ki ? Belki de karşımdaki güllerini kar fırtınasından koruyabilmek için atıyla Sınır'ı aşan çocuktu."

Neyse bu konuyu geçelim...


Caniler, Sam'in bunca yıllık emeğini hurdaya çeviriken hiç mi yüreğiniz sızlamadı ?!?

Reenkarnasyon geçiremeyesiceler !

"Binlerce yılın birikimi olan çalışmalarımı yitirmiş olsaydım, yalnız kalmak isterdim, içimdeki derin uçurumu anlayabilmesinin yolu yokken beni rahatlatmaya çalışan birinin uğraşlarını tuhaf bir şekilde kabul etmeye çalışmak istemezdim."

Ana da tekrar doğamayacakmış zaten :'(

Sam da az değil ha, Janan'ı yok edecek zehri açık bırakmış :D

Ay o konudan o konuya atladım ama canımı sıkan, ilgimi çeken tüm noktalara değindim sanırım :D

Bir de kapakta neden kelebek figürü kullandıklarını daha yeni idrak edebildim. :D

"Sen gerçekten de düşündüğün kadar trajiksin kelebek."
Beni bıçaklasaydı da olurdu; aynı şekilde acıtırdı.

-Bazen Stef'i de anlayamıyorum...-


Azıcık alıntıcık ;


ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ "Acını senden söküp almak istedim ama yapamadım."

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ  Neden? Neden benim için bunca şeye katlanacaktı ki? Birini sevmenin anlamı bu muydu? 

Birini seviyorsan, sevgi seni böylesine güçlü kılar mıydı ?

Bu kadar güçlü olabilmeyi umdum.

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ Ne kadar güçlü bir histi; sevgi zamana, mesafelere ve anlaşmazlıklara göğüs gerebiliyordu.

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ Sam, yatak odama gelip beni ufacık bir battaniyeyi çantaya sokarken görünce, "Yeteri kadar şey aldın mı?"dedi. "Piyanoyu da koymak istemediğinden emin misin? İddiasına girerim ki sığdırırsın."

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ Daima ihtiyacım olan bir şey vardı. "Müzik. Benim için çal."

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ "Benim bir parçamsın, varlığımın bir parçasısın."

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ "Şarkıların sözleri vardır. Her şeye 'şarkı' diyemezsin."

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ Rahat bir kaya parçası bulup altına kıvrılmak istiyordum. 

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ Nefret, içimde bir yılan gibi kıvrıldı, rahatsız ediciydi ama net ve keskin ve sabitti.


Son olarak yazarın teşekküründeki son kısım çok hoşuma gitti. :)

" VE SANA TEŞEKKÜR EDERİM OKUR, BU KİTABI ALDIĞIN İÇİN. UMARIM OKURKEN, BENİM YAZARKEN ALDIĞIM KADAR KEYİF ALIRSIN."

JODI MEADOWS...

Emin olabilirsin Jodi Meadows...

ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ  ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ  ƹ̵̡ӝ̵̨̄ʒ 



25 Ekim 2014 Cumartesi

Dönüş Yazısı Gibi Bir Şey :)


Heeeyooo !


Uzun uzun upuzuun bir aradan sonra herkese merhaba ! :)

Blogu böyle uzuuunca bir süre boşladığım için kendimi şu köşede ayıplayıp geliyorum. 


Gerçekten blogumla bu kadar zaman ilgilenemediğim için içimde hep bir huzursuzluk vardı. Ama uzunca bir süredir yazmaya, çizmeye, okumaya bir türlü elim gitmiyor, gidemiyor.

Hevesim tam geri geldi derken, yine kaçtı sanırım.
Sanırım değil öyle hatta.

Bir de tekrar meraklanırım amacı ile Ikea'dan, Carrefour'dan ve Özdilek'ten kırtasiye alışverişleri yapıp, onları fotoğraflamıştım. Ama onları ve tekrar çekme imkanımın olmadığı bir kaç fotoğrafı da yanlışlıkla silince hevesim daha da söndü.

Neyse ben size tekrar tekrar bunları anlatıp canınızı sıkmayayım. :)

Bu arada ben yokken bloga bakanlar 10.000'i geçmiş ve üye sayım 15 olmuş.
Hepinize çok kocaman teşekkürler O:)


Bu zaman zarfında sadece bir kaç film izleme fırsatım oldu ve bugün de bizim kızlarla İncir Reçeli 2 'ye gittik . :)



1. 'sini gerçekten severek izlemiştim.
İkincisi için ise bazılarının beğendim, bazılarınınsa beğenmedim yorumlarını duyarak girmiştim sinemaya. 

Fakat bence gayet güzel olmuş.
Bir kere yarım kalan, eksik olan şeyler tamamlanmış.

Yani tamam Duygu ölüyor da, e bu Metin'e noluyor ?
İncir Reçeli'nin senaryosunu yazıyor da n'oluyor yani ?

Cevaplarını filmde alıyoruz efenim.

Oyunculuk performansları da çok hoş. :)

Hele başroldeki kıza ba yıl dım :D

Çok asi bir güzelliği yok mu ama sizce de ?


Şimdi konusuna falan girsem spoiler olacak şeyler söylerim diye korkuyorum. Hala vizyonda olan bir film için dikkat etmek lazım. :)

Filmi izlerken gerçeken yüreğe dokunan replikler dikkatimi çekti ama tabiki hafızam muazzam derecede zayıf olduğu için aklımda tutamadım :(

Bu yüzden şuradan ve şuradan repliklere göz atabilirsiniz diyeyim. :)

Ağladın mı derseniz...

Sadece bir kaç sahnede gözlerim doldu, o kadar.

Ama tüylerimi diken diken eden yerler de sıklıktaydı.

Yani İncir Reçeli 2 bence daha lezzetliydi. ^o^


En iyisi bir de siz izleyin bakalım beğenecek misiniz ? :):)



Onun haricinde abicikle animasyon izlemeye devaaam ! :D


Kayıp Karıncalar Vadisi 
Bitirim Karınca


Croodlar


Fındık İşi


Hepsi gerçekten çok keyifli ve komikti :)

Aradan uzun zaman geçmiş olmasaydı tek tek inceleme yazımı yazmak istiyordum ama işte ... 

Benden şimdilik bu kadar. :) 
Bir daha ne zaman yazabilirim, yazacak bir şeyim olur bilemiyorum.

Ama şimdilik hepiniz kendinize çoook iyi bakın :* 

***