21 Ocak 2015 Çarşamba

# Ne Okuyorum 42

DİRENİŞ ( LUX #5 )

Herkese merhaba... :) :(

Şuan çok karmaşık bir ruh halindeyim...

Kitaplığımdaki en sevdiğim seri olan "Lux" serisinin final kitabını sonunda alıp okuyabildim.
Ama dediğim gibi, final kitabı.
Final.
Bitiyor, bitti yani.

Serinin ilk kitabını alışım daha dün gibi aklımda... Gördüğüm an almak istemiş, fuarda denk gelince üstüne atlarcasına almıştım. Daemon'la ilk tanışmam, Katy'nin yerine kendimi koymam, Ash'in saçını başını yolma isteklerim... Resmen karakterlerle yaşıyordum ve artık hepsi geride kaldı.:(




Ay böyle de çok duygusala bağladım :D Ama bir seri bitince boşluğa düşmüş gibi oluyorum çünkü okuduğum ya da izlediğim şeyleri tekrar izleyemiyorum. Tek sefer kalınca daha özel oluyor gibi bilemiyorum. Ama yıllar sonra bu seriyi tekrar okuyacağıma inanıyorum çünkü benim için çok özel bir seri...

Tamam evet, her neyse şimdi sızlanmayı bir kenara bırakıp yazıya geçsem iyi olacak. :)

İlk olarak yazarların ithaf ve teşekkür bölümlerinde okurları düşünmelerinin çok hoşuma gittiğini belirtmeliyim ki Jennyciğim de bizi es geçmemiş, öpücükler.. :)

İkinci değinmek istediğim şey kapaklar. Allah aşkına şu kapakları gözünüz görmüyor mu sizin ? Tamam Pepe'yi Daemon olarak sevmiş olabiliriz fakat okurların bir kısmı kapakta karakter istemediğinden bir kısmı da kapaklara bakarak kitap seçtiğinden bu kitabı almaktan vazgeçiyordur. İçeriği çok güzel ama kitap resmen harcanıyor. Orijinal kapak belki iyi ama... Biraz amatörce ve fotoshopun bu kadar bariz oldukları kapaklar... Bilemedim tabi yine size kalmış. 

Onun dışında serinin orijinal isimleri hep "O" harfi ile başlıyorken çevirmelerde bu düzen bozuluyor bu biraz üzücü. :(

Ve de her ne kadar bitmesini istemediğim için okumamakta diretsem de, final kitabı için beklentilerimi tam olarak karşılayamadı. Bir önceki kitabı daha dolu dolu yaşadığımdan gerçekten fazlaca yüksekte tutmuştum beklentilerimi ve Goodreads'te 4 yıldız verdiğim tek Lux kitabı bu oldu...

Ben kusurlarıyla da seviyorum gerçi bu seriyi :(

Yakınmam ve teşekkürlerim bittiğine göre duygularımı bol bol dökebileceğim son kitapta Allah ne verdiyse dökeceğim SPOILERlı kısma geçiyorum artık. :)

Kitap başlıyor, sahne bir sahne iki... Allah Allah ! Daemon yok, Katy çıldırmış, biz de bir apışıp kaldık tabi... İki dakika markete diye çıkıyorlar savaş başlıyor. Dawson Katy'e vuruyor falan noluyor derken neyse ki yazarcığımız çook uzatmadan kavuşturdu sevenleri...:) 


Daemon başta rol kesse de Katy'i sevdiğini anlıyoruz fakat Dee... Kızım sen n'apıyorsun bir kendine gel diye tokatlama hissi uyandırmadı dersek yalan olur. O şirin mi şirin Dee oldu mu sana şirret Dee...?

Ama kitapta geçen bir cümleyle biraz anlar gibi oldum, ki sonradan etki altında olduğunu da düşündüm.

"İlk kez incinmiyorum. Endişelenmiyorum. İstediğim bu."

Bir de Luc var. Kitapta en sevdiğim karakter Luc oldu, resmen Daemon'ı, Archer'ı unutup ona yöneldim. 

Üf çocuk resmen milleti parmağında oynatıyor be .. :) 

Kitaptaki en eğlenceli diyaloglar Archer ve Daemon arasında geçiyordu.
Ta ki... 

Arumlara kadar.

"Luxenlerin tek gerçek avcısıdır onlar."

Saplantı kitabını ana karakteri olan Hunter ve onun ailesiyle tanışıyoruz.
Daha önce de kısaca bahsi geçmişti kitapta ve Daemon'la birbirlerinden pek haz ettiklerini söyleyemeyiz. :)))

Hunter'cığımız bizim kafadarların işgalci Luxenlerden kurtulmak için Arumlarla anlaşma planını uygulamalarına yardım ediyor ve onları Arumcukların yuvalarına kadar götürüyor.

Liderleri Lotho'ya aslında sinir olmam lazım ama olamadım ve resmen bende bir Arum hayranlığı başladı... :)

ARUM IN , LUXEN OUT !

"Hiç beklenmedik ama çok geçici bir ortaklığa."

Luxenlerin dünyaya tepkilerine baya gülmüştüm yalnız. :D

"Aa, şuna bak! Bir mikser.
Aa, şuna bak! Bir araba.
Aa, şuna bak! İnsanların orası burası ne çok kanıyor ve ne çabuk zarar görüyorlar."


Biz böyle Luxenlere gıcık ola duralım, Arumların evinde konaklayan bizimkiler de Dee'nin ve Luxenlerin baskınına uğrasın.
Neyseki bu baskın sonunda karlı çıkan Katy ve yandaşları oluyor da Dee normale dönüyor .^o^

Sıra geliyor kürkçü dükkanına... Eski yaşadıkları eve gidiyorlar ve Katy annesinin asimile edildiğini görüyor. İşte o an içimiz parçalanıyor arkadaşlar...

Tam bu sıralarda işler zıvanadan çıkıyor, yeni bir çatışma başlıyor ve tam her şey bitti dediğimiz anda -ve de ben geleceklerini unuttuğum için hiç beklemediğim bir anda- Arumlarımız çıkageliyor ! 
Onları gördüğüme hiç bu kadar sevinmemiştim. :)

" Akıl sır erdiremediğim bir şey oldu. Gökyüzünden yoğun, neredeyse mürekkep karası bulutlar Seneca Kayalıkları'nın üstüne yağdı ve giderek artan bir hızla yağmaya devam etti. 
Fakat bulut değildi bunlar. "

İşleri yoluna sokuyorlar sağolsunlar.

Bu arada Nancy bir şekilde Luc'tan kaçmıştı, yine en olmadık anda çıka geldi...

Ve çat ! Daemon vuruldu.

Aslında burda çok telaşlanamadım çünkü daha kitapçıdayken kitabın son cümlesini okuyup mutlu sonla biteceğini öğrendiğimden gönül rahatlığıyla okumuştum.
O yüzden çok da duyguya giremedim.

:( :)

Sadece beklenmedik sahneler şaşırttı beni.

Ve de güzel cümleler mutlu etti.

Örneğin Kat'in sürekli kitaplardan, blogdan bahsetmesi çok hoştu ve sürekli Harry Potter vs. göndermeler yapsa da kimse anlamayınca utanıp sinmesi eğlenceli kısımlardı. :)

Şaşırtıcı olan ise Kat ve Daemon'ın birbirine 'biri ölürse diğeri de ölür' bağıyla bağlı olmamasıydı. o.O

Bir de kafamda 'Acaba Daemon insan olur mu ? ' gibi saçma bir düşünce vardı ama olmadı tabi..
Daemon da bunu isterdi... :(

Gelelim ilerisine...

" İnsanlık muhtemelen tüm evrenlerin en dirençli, en bildiğinden şaşmaz varlığıydı."

11 ay sonra işler normale dönmüştü fakat ;

- Daemon ve Katy evleniyor ve biz düğün ayrıntılarını alamıyoruz, bu üzücü.
- Archer ve Dee evlenirse ne olacak ? Yani Köken ve Luxen'in çocuğu ne oluyor ? Bunu da bilmiyorum. Bu da üzücü.
-Katy'nin sonunda bahsettiği notun ne olduğunu da anlayamıyorum, bu biraz can sıkıcı. 
Şurada yazar açıklama yapmış sanırım. Anladığım kadarıyla bize bırakılmış.
En sevdiğim serinin en nefret ettiğim sonla bitmesi çok ironik değil mi? )

Ama hep beraber ve mutlu olduklarını biliyoruz, bu güzel, çok güzel. :)

Luc, Nadia'yı kurtaramıyor ama cidden ona ne kadar değer verdiğini biliyoruz.

" Sırf ona baktılar diye öldürdüğüm insanlar oldu ve sen onun kim olduğunu mu öğrenmek istiyorsun? "
.
.
.

" Kız arkadaşın mı ? "
Luc kuru bir kahkaha attı. " Hayır. Hiç o kadar şanslı olmadım."

Dawson'ın Bethe ; Archer'ın Dee'ye ve Daemon'ın Katy'e olduğu gibi.

"Aşk bir hediyeydi."

Sonrada dönüp diyoruz ki ;

"Bu adamların hepsi ne güzel seviyor yahu ?"




Dünyanın sonunda tanık olduğunuzda açıp bu şarkıyı dinler misiniz ?


Ve unutmadan ;

" Kitaplardaki Erkek Arkadaşlar Daha İyidir. "

Diğer kitap yorumlarım için ;




***

1 Ocak 2015 Perşembe

2015 Gelmiş Hoşgelmiş :)

Herkese kocamaaaan merhabaa :)



Öncelikle hepinizin yeni yılı kutlu olsun !

Yine iyisiyle kötüsüyle bir yılı geride bıraktık ki bence 2014 çook zorlu ve uzun soluklu bir yıl oldu. Fazlaca yordu bizi.
Ama bütün kırgınlıkları, kızgınlıkları, yorgunlukları 2014'le beraber geride bırakıp 2015'e sadece kalan tatlı hatıraları alarak girdim ben, umarım siz de öyle yapmışsınızdır.

Bence 2015 çok güzel olacak. İlk 3 gününe tatil yaparak girmemiz zaten harika oldu, daha baştan çok sevdik 2015'i :)

Ocak ayı benim en sevdiğim ay, pazar günü doğum günüm olmasıyla katiyen hiçbir alakası yok, kışı-karları seviyorum çünkü. Bursa 2 gün de olsa beyazlara büründü. Ama o günlerde karın tadını çıkaramayacak kadar sıkıntılı şeyler yaşadım. Sonradan farkına vardım ama rüya gibi gelip geçti işte... Kara karşı olan sevgim oldukça üst düzeydedir de..:)




Bu arada 2015 için planlar da yapıldı sanırım. :)

Bunlardan birisinde de Goodreads bize yardım ediyor : Senelik okuma hedefi belirleterek. :)

Ben geçen sene 50 kitap demiş ama tamamlayamamıştım. :(

Bu sene yine 50 kitap deyip, hedefimi ve hatta daha fazlasını okuyabilmeyi umuyorum. :)


Bir de bu sene bloglar için çok çok kullanışlı bir site olan Bloglovin hayatımda olamayacak çünkü canım ülkem siteye yasak getirmişti hatırlarsanız. :)))

Onun eksikliği üstümde ama mail olarak geliyorlar en azından. :(

Neyse bütün olumsuz düşünceleri attıysak 2015 sizin, bizim, hepimizin yılı olsun. :)

Her zaman en iyisini hak ettiğini unutma, kendine çok iyi bak ve kendin için olanın en iyisini yap !

Sevgilerle... :)

***