16 Mayıs 2015 Cumartesi

# Ne Okuyorum 52

SARAYDAN HİKAYELER : PRENS VE MUHAFIZ


( The Selection #0,5 - #2,5 )




Herkese merhabalar :)

Biraz geç girilen bir yazı oldu ama akşamı boş boş oturarak geçirmektense gireyim bali dedim.:)

Evet, bu akşamki konuğumuz Beni Seç serisinin bir novellası olan Prens Ve Muhafız.

İki hikayenin ( Prens Maxon'ın ve Muhafız Aspen'in hayatından kesitler ), soy ağaçlarının, yazarla yapılan bir röportajın ve müzik listesinin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkmış mini minnacık bir kitap.

Prens için ayrılan bölümde çok aman aman bir şey öğrenmiyorsunuz.
Maxon'ın Seçim'den önceki ve Seçim'deki heyecanı anlatılıyor ve tüm bunlardan önce ilk aşkı olup olmadığı tartışmaya açık olan bir kızla olan ilişkisine de ufacık bir yer ayrılmış.

SPOILER

Ben babasından yediği dayaktan da biraz bahsedilir sanmıştım ama yok.
Sadece 'Ve Dahası' bölümünde Kral Clarkson'ın pek de sevgi dolu olan bir ailede büyümediğinden bahsediliyor ve ben de bu sebebe bağladım.

BİTTİ

Bunun yanı sıra Muhafız kısmında da çok bir şey göremedim :D

Aspen'in America'nın yardımcılarıyla olan ilişkisi ve America'yı seçime gönderdiği için yaşadığı pişmanlık var genel olarak.

Her ne kadar Maxon'cı olsam da Aspen de güzel seviyor be...

"Böyle işte. Gökyüzü mavi, güneş parlıyor ve Aspen, America'yı sonsuz seviyor. Dünya'nın bu şekilde olması gerekiyor."

Ama kendisi kaşındı. :)


Prens & Muhafız bölümleri bitince buraya kadar olan tüm kısımların toplamından daha yararlı olan "Ve Dahası" kısmı bizi karşılıyor.

America, Maxon ve Aspen'in soy ağaçları,
Kiera Cass ile kitap ve karakterler hakkında bir miktar dedikodu ve
Beni Seç + Elit için hazırlanmış müzik listesi.

Kitabın en tatlı bölümüydü. :)

Yani aslında kitap olmasaymış da olurmuş ama olsunmuş. :)
 Kitaplığımda yerini almış oldu, eksik kalmasına gönlüm razı olmazdı elbette. :)



Ee pekala, sanırım söyleyebileceklerim bu kadar . ^o^

Yazarcığımız o kadar uğraşıp müzik listesi hazırlamış ben de listeden bir müzikle veda edeyim o halde...



İyi akşamlaaar... :)



***

3 Mayıs 2015 Pazar

# Ne Okuyorum 51

Sonsuz Ruh ( Newsoul #3 )





Heyy merhabaa !

Bu sefer Yeniruh serisinin son kitabıyla karşınızdayım. 

Uzun zaman sonra ilk defa, bir seriyle vedalaşırken gözyaşları içerisinde değilim sanırım. :)

Lafı çok uzatmadan düşüncelerime geçmek istiyorum... 


İlk olarak kapaklarına değineyim.
Ya gerçekten DEX'teki en sevdiğim kapaklar sanırım bu serinin.

Tabi yurt dışında ciltli halleri var ve gerçekten muhteşemler ! :(

Şuradan ve şuradan bakabilirsiniz. )

Bunun dışında tesadüfen denk geldiğim bir haberdeki çizimler bana bu kapakları anımsattı ki sizinle paylaşmazsam içimde kalır.

Özellikle şu resim ; 



( Haber için ; tıkk !  )

Gelelim içeriğe...

Şunu belirtmek istiyorum ki, serinin daha önceki kitaplarında başıma gelenler bu kitabında da başıma geldi.

Newsoul serisinin üç kitabında da neredeyse yarısına gelene kadar çok sıkıldım.
150 - 200 sayfa ilerleyene kadar 3'ü de çantamda okunmayı bekleyerek süründü.
Oturduğumda bir bölümden fazla okuyamıyordum. 
Bu son kitabın sürünme evresi diğerlerine göre biraz daha kısa sürdü ama bunda inat edip okumaya çalışmam ve bol tatilli bir hafta da etkili oldu. 

Ve yine diğerlerinde olduğu gibi üstüne düşüp monoton kısımları okuyup bitirince yine her şey yoluna girdi. Bunun da son yarısı bir solukta bitti.

Sonlara doğru açılıyor sanırım yazar ^,^

Yavaş yavaş ilerlerken birden öyle bir cümle geliyor ki kitabın devamını hüp diye yutarcasına okuyorsunuz. 

SPOILER 


Sanırım bu kitabın patlama cümlesi

"Biz senin ordunuz."

oldu benim için ^o^


Bu ana kadar sürekli bir kaçış hali anlatılıyordu.

Tek sempatik gelen yan Ana için ölüme bile giden hava periciklerimizdi.

Ah, hava perileri...

O kadar sevdim ki onları :))

Cris <3

Tabi sonra işin içine sentorlar, troller, roklar ve ejderhalar girdi ve yaşasın aksiyon !

Bir de her önüne gelen yaratıkla konuşmaya çalışan bir Ana olunca tabi işler baya güzelleşiyor.


"Herhangi bir şeyle karşılaştığında doğruca gidip onunla konuşuyorsun değil mi ?" Sam gözlerini kapadı ve gülümsedi. "Senin bu özelliğini seviyorum işte."


Sentorlarla kanka olup ejderhaları da aramıza katıyoruz ve artık Janan'ı yok etmeye hazırız !

YA HAVA PERİLERİNDEN OLUŞAN BİR ORDUN VAR VE EJDERHALARLA İŞ BİRLİĞİ YAPIYORSUN...

Daha ne olsun be kardeşim ?

Bu arada hava perileri, ejderhalar ve daha bir çok konuda kafamızdaki soru işaretleri gidiyor ve bir çok sırrı öğreniyoruz. 

Ejderhaların Sam'le olan alakası da bir hayli ilginç çıktı tabii.
Bir insan 30 defa ejderha tarafından öldürülüyorsa bir sebebi olacaktı zaten illa...

Ve, Janan'ın da sırları ortaya çıkıyor. 
Dolayısıyla Yeniruhçu bazı Eskiruhlar da ...

Ruhlar Gecesi'nde işler bir hayli karışıyor yani. 

Tabiki kayıplarımız da oldu bu sırada. Neticede bu bir savaş...

Ama orayı şimdi çok da şey yapmayalım burda.

:((( :)))

Ejderhaların aldıkları hasarlar, yaralar ve ölümleri beni hepsinden daha çok üzdü nedense.
Asit Nefes'i o kadar sevmiştim ki...

Bütün bu karmaşanın, sırların, patlamaların ardından kaçınılmaz olana, yani sona geliyoruz.

Tüm serilerde olduğu gibi bu seriyle de vedalaşma vakti geliyor.


Ve inanın bana, yazar yazılabilecek en ideal sonu yazmış.

Dediğim gibi ilk defa bir seri biterken ağlamaklı değilim, içimde bir burukluk yok ve gözüm arkada kalmıyor.

Teşekkürler Jodi Meadows, 

yazılabilecek en güzel sonu yazdığın için.

Bizi Ana, Sam, Stef , Sarit ve Asit Nefes gibi harika varlıklarla tanıştırdığın için.



"Bazen her şeyin müziği anladığını ya da anlamak istediğini düşünürdüm."




Ruhsuz için buraya

Yeniruh için buraya tıklayın.



***