16 Ağustos 2015 Pazar

# Ne Okuyorum 56

ÇÖKÜŞ VE YÜKSELİŞ ( THE GRISHA #3 )


( Her şeyden önce sonunda bu yazı yayınlanmışsa bin şükür. Zira bu yazıyı en az on defa - hiç abartmıyorum - yazmaya oturdum ama her seferinde bir şey çıktı yarım kaldı. Neredeyse bir aydır yazıyı yazmaya uğraşıyorum ve en sonunda başa bu notu eklemeye karar verdim. Bakalım bu sefer bitecek mi...)

Hey! Merhaba :)
Bugünkü konuğumuz Grisha serisinin 3. kitabı olan "Çöküş ve Yükseliş".

Her şeyden önce şunu söylemek isterim. Bu kitabı daha önce okuduklarımdan farklı kılan bir şey var. :) 
Arkadaşlarımla,bence son derece keyifli olan, bir aktivite gerçekleştirdik. İki arkadaşım - Pınar ve Ebrar - da bu serinin ilk iki kitabını okumuşlardı. Üçümüzün de elinde aynı anda üçüncü kitap bulunuyordu. Sanırım daha fuar zamanından beri. Ve ortaya kitabı aynı anda okumaya başlayıp, her gün kararlaştırdığımız bölüme kadar okuyup, beraber tartışarak gitme fikrini attık. O gün bugün derken sonunda yapabildik. ( Hatta bayramdan çok önce fakat benim yazım bir hayli geç kaldı. ) 
Yüz yüze görüşemeyişimiz, bazı ufak bağlantı sıkıntıları -Pınar :*-  ve aynı anda ilerlemeyişimiz -Ebrar :*- gibi bazı minik ayrıntılar yüzünden tam kafamızdaki gibi olmasa da yine de çok güzel olduğunu düşünüyorum. Umarım kızlar da benim gibi düşünüyordur. Bence bu etkinliği tekrarlayabiliriz. Tabii yüz yüze tartışma imkanımızın olduğu zamanlarda...:)

İlginçtir ki ikinci kitapta "Ya of bitecek mi şimdi bu seri? Sadece bir kitap mı kaldı yani?" diye sitem edip bitmesin diye yavaş yavaş okurken " PARTİ KUR OY VERELİM LEIGH ! " havasındayken bu kitapta o maneviyatımı kaybettim sanırım.

Yine çok severek okudum. Yine güldüm, yine ağladım. Ama bitti diye içimde bir burukluk olmadı. Bu sonun güzelliğinden mi orası tartışılır. Yazının sonuna doğru bitişi, olayların bağlanışı hakkında yine ufacık görüşümü bildireceğim.

Kitabın şekline şemaline gelirsek. Bu serinin kapakları zaten çok güzel. Kitabın içeriğine layık kapaklar. İlk olarak onu söyleyeyim. Sonra Martı Yayınlarına kocaman öpücük atayım; Bu güzel kaliteli kapaklar ve sayfalar için. Fakat, şunu da söyleyeyim yazım yanlışları çok olmasa da biraz göze batıyordu. En basitinden, "Tolya" yerine çok fazla "Toyla" yazılmıştı. :) Ama dert değil tabi. Bir de ilk iki kitapta olan çevirmenin değiştiği biraz fazla mı belli oluyordu ne? :D

Fakat benzetmeleri güzel Allah için; 

"Oh, suyundan da koy."  :D

Sanırım Pınar kurmuştu böyle bir cümleyi, "Alina, bu kitapta neyi istediğini biliyordu."
Gerçekten de Alina bu sefer ne istediğini biliyor gibiydi. Kitabın ortalarına doğru bir karara vardığını -yani bir kişiyi seçtiğini- ve diğerlerine karşı tavrını bu tercihine yönelik koyduğunu görebiliyordunuz. Seçenekler arasında gidip gelmiyor muydu? Evet milyon kez. Ama kim olsa aynı şeyi yapardı. Yazarımız karakterlere aşık etmeyi iyi biliyor. Hepsi birbirinden farklı ve hepsi kusurlarıyla mükemmel. Karşı konulamaz üç karakter: Karanlıklar Efendisi, Prens Nikolai ve Malyen. Hepsini sevmek için sayısız nedeniniz var. Özellikle içlerinden birisi var ki, ne yaparsa yapsın, ne kadar korkunç gözükürse gözüksün geliyor bir şey söylüyor vee ta da... Kazanan... Evet evet doğru tahmin;




"Belki sen beni daha iyi bir adam yaparsın."




Şuan buraya Devlerin Aşkı Büyük Olur şarkısını koymamak için kendimi zor tutuyorum. ^o^

Neyse, söylemeden de geçemeyeceğim. Kitap boyunca içten içe Nikolai ve esprilerini beklemişim ben. Yine olaya bomba gibi giriyor ve diyorsunuz ki; "Ya sen ne güzel yazarsın be canım..."

Tabi bir de Malyen Oretsev var. Yanlış anlamayın Malyen'i seviyorum. Hatta şu yaptırdığı dövmeden sonra iyice kanım kaynadı. Ve de tabi bir de Alina'ya olan aşkı hafife alınacak gibi değil. Bu diğer iki seçenekle olan farkını ortaya koyuyor. Bkz. :



BUNDAN SONRASI BİR MİKTAR 

! ! ! SPOILER ! ! !


Ya, evet anlıyorum aşıkların kavuşması çok güzel bir şey. Ama bu bir aşk romanı değil. Bence illa aşk kazanmak zorunda değildi. Mesela güç de kazanabilirdi bu sefer. Nikolai'yi seçebilir, güçlü bir ittifak kurabilirdi. Veya daha üstün bir güç Karanlıklar Efendisi... Onunla birleşebilirdi. Ya da ne bileyim Darkling kazanabilir ama her şeyin sonunda yaptıklarının getirilerini kaldıramayıp yazıldığı gibi kendini yok edebilirdi. Ya da aynı şey Alina'nın da başına gelebilirdi. Herkesi kaybedebilir, sonunda da kendini yok edebilirdi. Bunlar çok gaddar sonlar oldu sanki ? Evet, haklı olabilirsiniz. Belki yazar bunlardan biriyle bitirseydi daha çok kızardık... Başka nasıl bitirebilirdi bilmiyorum. Farklı mutlu son alternatifleri neler olabilirdi bilmiyorum. Kitap çok farklı yerlere gidebilirdi. Yazar en ideal mutlu sonu yazmış, belki de en iyisi budur. Fakat çok tahmin edilebilir bir sondu. Karşı konulamaz seçeneklere, olan biten her şeye rağmen saf aşk her zaman kazanır...

Yine de... Herkes için en hayırlı sondu. Eleştirilerime rağmen bunu söyleyebilirim.

Yanlış anlaşılmasın söylediklerim. Aşkın konu alınmadığı bir eser düşünülemez. Kıyısında köşesinde de olsa illa olur. Zaten kitapta hepsinin Alina'yı isteme sebepleri farklı. Yani en azından tam anlamıyla bir aşk üçgeni yok. Bu yönden takdir ettim. Fakat genel olarak, ne bileyim her şeyin üstüne bu aşk ikilemlerini çıkarmamalı sanki yazarlar. 

Bunların hepsi benim düşüncem tabii. :)

Ha bu aşktan bu kadar şikayet ettim de kitapta başka ön plana çıkan bir şey yok mu? Tabi ki var. Dostluk, kahramanlık, fedakarlık, intikam, zeka, sırlar, çıkar ilişkileri... Hepsi dolu dolu. Karakterlerin hepsi çok sevilesi. Hiç biri geri planda kalmıyor. Özellikle Genya'yı bu kitapta o kadar çok sevdim ki, o kadar sevdim yani.




"Ben mahvolan değilim.

Mahvedenim."


Nikolai'ın gayrimeşru olayı da açıklığa kavuştu tabi. Babasına bak oğlunu al. :)
Babasına kavuşmasını ve mürüvetini de görseydik iyiydi ya...
Zoya olur gibiydi ama...


Nikolai benim için kitabın altın karakteri. Darkling'in büyüleyici karanlığını bir tarafa bırakalım şimdi. Nikolai fedakar, cesur, ukala, yakışıklı, engin bir bahriyeli ve de PRENS... ( Yani artık KRAL )



Malyen'i de seviyorum ama daha önce belirttiğim gibi " 'Lüks' karakterler işin içine girince insan sıradan olanları görmezden gelebiliyor" diyordum ki yazar bir cümlesiyle beni utandırmayı başardı.


"Sıradan şeylerle dolu sıradan bir hayat sürüyorlardı. 
Tabii eğer aşka sıradan denilebilirse."


Sıradan deyişim de zaten diğer karakterlere kıyasla.
Yoksa, Malyen fantastik olmayan bir romanda, o romanın lüks karakteri olabilecek birisi.
Hatta bu kitapta da ;)



Karanlıklar Efendisi'ne hiç girmeyeceğim, zira çıkamayabilirim.


Her daim yasını tutacak birileri var, 
Aleksander Morozova...




Alina... Alina... Alina...

"Fakat geyiğe merhamet eden, gücün çekiciliğine sırt çevirebilecek kadar güçlü ve büyük ideallere inanan kızı özlüyordum. O, bu savaşım bir başka kaybıydı."

O kızı şimdi geri kazandı mı bilinmez.

Fakat zaten hiçbir şey eskisi gibi değil.

Bir kaç cümle de kitaptan alıp inşallah artık bu yazıyı bugün bitiriyorum.




"O zaman en güzel kıyafetlerimizi giyer, kahramanlar gibi ölürüz." 
                                                                                  
                                                                              Nikolai Lantsov

"İnanç en büyük kudrettir. İnancın yönlendirdiği bir ordu da en kudretli ordudur."

En nihayetinde belki de aşk inanılmaz parlak ve asla ulaşamayacağınız bir şeye özlem duymaktı.

Kayıp bu dünyanın denge için talep ettiği bedeldi.


Her şeye rağmen en özel serilerimden birisi. Sanırım ne kadar şikayet etsem de olabilecek en iyi son buydu; 
Darkling Hariç.

Onun siyah bir kertenkele olarak da olsa tekrar dünyaya gelmesini isterdim.
Ha, o bunu kabul eder miydi orası tartışılır.

Gerçi yaşayacağını yaşamış 120 sene görmüş geçirmiş. 

Ama yine de,

"Kadimdi, biliyordum ama o an sadece bir çocuktu; çok zeki, gereğinden fazla bir güç bahşedilmiş, omuzlarına sonsuz bir yük yüklenmiş."

Bütün kabahatlerine rağmen 

"Karanlıklar Efendisi, Ravka'yı seviyordu ve karşılığında da onların sevgisini istemişti."


ŞİMDİ SEN ;

İKİSİNİ DE DENE, TARAFINI SEÇ !


 




















GÖLGE VE KEMİK İÇİN : BURAYA


KUŞATMA VE FIRTINA İÇİN : BURAYA Tıklayın :)


☀ ☼ ☀ ☼ ☀ ☼ ☀