29 Ocak 2016 Cuma

Toparlama Yazısı

Merhabalar :)

15 Tatilimizin yarısını neredeyse geride bırakıyoruz. İlk hafta tembelliği diye bir şey olduğundan ders namına bir şeye dokunmadım. Fakat diğer taraftan da boş durmadım ve uzuuuuuuun sürelerdir elimde sürüklenen şeylere odaklandım.

İlk olarak hepimizin gözü aydın diyorum ki, Goodreads'in bildirdiğine göre 1 Haziran 2015'te başladığım Hayat Üzerine Düşünceler kitabını sonunda bitirebildim.




Kitabın elimde sürünüş hikayesine şu yazımdan ulaşabilirsiniz.

Fakat gerçekten de sindire sindire okuduğum için memnunum. Bu sindirim bir hayli uzun soluklu oldu ama en nihayetinde bitti ve ben de bir kaç alıntı yapıp diğer kısımlara geçmek istiyorum.









Bunu almamın tek nedeni KAFA dergide de bahsi geçen, Can Yücel'in "to be or not to be" yi Türkçeleştirdiği versiyonu "Bir ihtimal daha var o da ölmek mi dersin?" i aklıma getirmesiydi. :)


Gelelim bir diğer sürünengile...O:)


KAFA Dergi'nin Ekim / Aralık / Ocak sayıları...

3 aylık derginin %90'ını bir haftada okudum desem inanın hiç abartmış olmam.
Resmen gece gündüz okudum ve Şubat sayısı çıkmadan bitirdim hepsini.

Kendime bir daha dergilerimi zamanında okuma sözü verip hemen alıntılara geçiyorum.
















Bazen işte sadece utanırsınız.

Ben birazcık da olsa saygı adına sınıfımdakilere "görçek"i önerdim ve seve seve kabul ettiler.



Hep unuturuz...




En sevdiklerimden birisi de bu köşeler. :)


Ve de artık bulmacalar. . . :)


Bir de test kitaplarında karşıma çıkan güzeller var. Onlardan da şöyle bir iki alayım.









Aslında dergiden de kitaplardan da daha var ama çok fazla doldurmak istemiyorum. Şimdiden bile yeterince doldu zaten. :)

Ah bu arada küçük bir şey, Ahmet Batman'ın "Korkma Kalbim" adında yeni kitabı çıkmış. Kitaplarının birbiri ile alakası olmamasına rağmen onları bir seri gibi düşünüp, serileri yarım bırakamadığımdan ilk kitabından sonra iki ve üçüncü kitaplarını almıştım. Ama artık devam etmeme kararı aldım.Kendisine başarılar diliyor ve göz atmak isterseniz önceki kitaplarıyla alakalı yazılarıma ;

Buradanşuradan ve de buradan ulaşabilirsiniz diyorum.


Bir de, Dil ve Anlatım dersi için soru hazırlamıştık bir ara.
Anlatım türleri ile alakalı soruma kimi misafir ettim dersiniz ?



Tabi aslında karakter adları da vardı metnin içinde ama ben çıkardım. O:)

Evet, The Grisha serisiydi konuğum. Böyle de bir yad etmiş olalım...



Son olarak da, izlediğim filmleri şöyle bir şerit yapıp geçiyorum.

     






Kayıp Balık Nemo'nun 2.'sinin çıkacağını öğrenince 1'ini izlemek için güzel bir fırsat diye düşündüm.
Otel Transilvanya 2'yi de zaten uzun zamandır izlemek istiyordum.
( 1.'si ile ilgili yazım içinse tık tıık! )


Sanırım benden bu seferlik de bu kadar. Bir daha yazı ne zaman gelir bilmiyorum ama benim şubat ayı için planlarım;

-Serilerimin çıkmış olan devam kitaplarını almak -ki onlar da Beklenti ve Tatlı Yalan-. 
Bunun yanında bir kaç tek kitap belki... 
(Ve de okul için gerekli olan romanlar)

-Dergimin yeni sayısını almak 

-Olursa da birkaç kırtasiye işi alışveriş

- Ve de Outlender'ın yeni sezonunun çıkmasına daha bir kaç ay olduğu için, onu beklerken Kardeş Payı'nın 2. sezonunu internetten izlemek

- Olmazsa olmazımız olarak da birkaç film

Böylece bir toparlama yazısının da sonuna geldik. 

Olur da bir şekilde gözleriniz bu satırlarda dolaşıyorsa okuduğunuz için samimi bir teşekkürümü kabul edin.

Ve şimdilik hoşçakalın !

---

13 Ocak 2016 Çarşamba

Yazdı Kaçtı

Herkese merhaba ! 

Bu kızcağızın sınavları daha yeni bitti. Uzun zamandır blogla ilgilenememisinin sebebi belli yani...

Şimdi de affınıza sığınarak 3-5 cümle kurup kaçacak ama inşallah bundan sonra daha sık yazabilecek. Çünkü artıııık tatil geliyooor. :)

Son iki yazımda hatırlarsanız kitap sınavımız için okuyacağımız kitaplardan bahsetmiştim :

Eylül ve Teneke




Edebiyat hocalarımızın okumamızı istediği bütün kitaplardan sonra itina ile aynı yorumu yapıyorum farkındayım ama bunlar için de gönül rahatlığı ile iyi ki bize bunları okutmuşlar, iyi ki tanıştırmışlar diyebilirim.

-Ah ! Unutmadan, sınavdan 100 aldım da biraz O:)-

Özellikle Eylül beni öyle sarstı ki, tokatladı vurdu resmen.

( Sınıfça, betimlemelerinden yakınsak da çok sevdik Eylül'ü. Ama sonuçta edebiyatımızın ilk psikolojik romanı canım olacak o kadarcık da...)

Teneke zaten mini minnacık bir kitap, yarısı da tiyatro. Fakat sonu...

Neyse, içeriklerine girmeyeceğim. Bir kaç alıntı yapıp bırakmak istiyorum onları.









Sanırım hepsi de Eylül'den :P

-

Ve yine daha önceki bir yazımda Outlander adlı diziye başladığımı söylemiştim. 2. sezon henüz başlamadı ve ben 1. sezonu izlemeyi çok önce bitirmeme rağmen bir türlü yazamadım.


Diziden hoşuma giden bir kaç repliği paylaşmak istiyorum ama ondan önce ;



İnsan ister istemez bir gururlanmıyor mu ? :)

Gerçi dizi içerisinde sinirimi bozan bir kaç Türk düşmanlığı sezdim ama diziyi çöpe atmaya da gönlüm el vermedi.




FRASER'LAR :D


...sahip olduğumdan daha fazla güç gerektirir.





Bunun dışında dikkatimi çeken beni, heyecanlandıran, üzen sahnelerden bahsedecektim ama üzerinden çok zaman geçtiği için eskisi gibi tesirli olmuyor...

Örneğin 9. bölümdeki patlama sahnesi,
15. bölümün iğrençliklerine rağmen o fevkalade kehanet sahnesi ve tabi 16. bölüm...


Claire'ın buradaki kıyafetlerini de fazlaca beğenmiştim. ^,^


Kitap serisine başlamamaya karar verdim ama büyük bir heyecanla 2. sezonu bekliyorum.

-

Son değineceğim konu ise, yine son yazılarımdan bilebileceğiniz Kafa dergi.



Hatırlarsanız arkadaşımla beraber düzenli takip edeceğimizi söylemiştim. Dergiyi o kadar çok sevdi ki, benim almakta tereddüt ettiğim anlarda ağzımdan girip burnumdan çıkıyor ve kendimi kasada derginin poşetlenmesini beklerken buluyorum. Böylece planımıza sadık bir şekilde ilerliyoruz.



Bu da bu ayın güzelliği. :)

Son noktayı da beni mutlu eden bi haberle koymak istiyorum.

Şuralardaa bir yerlerde yıllardır 2. kitabını beklediğim bir Mercy Falls Kurtları serisi vardı. O kadar uzun zaman bekledim ki kitabı baştan okudum ,ki biliriniz ben bunu pek yapamam, ve sonunda beklediğim o mesut haber geldi.
Bir süre önce Pegasus'un seriyi tekrar basacağını öğrendim. Basılalı bir hayli oldu tabi. Ciltli olsaydı baştan alırdım ama normal kapak, bendekiyle arasındaki tek fark boyutu. O yüzden kitabı tekrar okuyup direk ikinci kitabı alacağım.


Teşekkürler Pegasus. 
^,^

Gerçi şimdi kitabın biraz daha fazla bilinecek olması beni bir miktar üzüyor. Çünkü manevi bağ kurduğum özel bir seriydi benim için...
Olsundu. 


Bendeki son havadisler böyle, umarım sizler de iyi, bol okumalı günler geçiriyorsunuzdur yeni senede.
Zira bu kötü dünyada iyi şeylerin olmasına da ihtiyaç var.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

***