13 Ocak 2016 Çarşamba

Yazdı Kaçtı

Herkese merhaba ! 

Bu kızcağızın sınavları daha yeni bitti. Uzun zamandır blogla ilgilenememisinin sebebi belli yani...

Şimdi de affınıza sığınarak 3-5 cümle kurup kaçacak ama inşallah bundan sonra daha sık yazabilecek. Çünkü artıııık tatil geliyooor. :)

Son iki yazımda hatırlarsanız kitap sınavımız için okuyacağımız kitaplardan bahsetmiştim :

Eylül ve Teneke




Edebiyat hocalarımızın okumamızı istediği bütün kitaplardan sonra itina ile aynı yorumu yapıyorum farkındayım ama bunlar için de gönül rahatlığı ile iyi ki bize bunları okutmuşlar, iyi ki tanıştırmışlar diyebilirim.

-Ah ! Unutmadan, sınavdan 100 aldım da biraz O:)-

Özellikle Eylül beni öyle sarstı ki, tokatladı vurdu resmen.

( Sınıfça, betimlemelerinden yakınsak da çok sevdik Eylül'ü. Ama sonuçta edebiyatımızın ilk psikolojik romanı canım olacak o kadarcık da...)

Teneke zaten mini minnacık bir kitap, yarısı da tiyatro. Fakat sonu...

Neyse, içeriklerine girmeyeceğim. Bir kaç alıntı yapıp bırakmak istiyorum onları.









Sanırım hepsi de Eylül'den :P

-

Ve yine daha önceki bir yazımda Outlander adlı diziye başladığımı söylemiştim. 2. sezon henüz başlamadı ve ben 1. sezonu izlemeyi çok önce bitirmeme rağmen bir türlü yazamadım.


Diziden hoşuma giden bir kaç repliği paylaşmak istiyorum ama ondan önce ;



İnsan ister istemez bir gururlanmıyor mu ? :)

Gerçi dizi içerisinde sinirimi bozan bir kaç Türk düşmanlığı sezdim ama diziyi çöpe atmaya da gönlüm el vermedi.




FRASER'LAR :D


...sahip olduğumdan daha fazla güç gerektirir.





Bunun dışında dikkatimi çeken beni, heyecanlandıran, üzen sahnelerden bahsedecektim ama üzerinden çok zaman geçtiği için eskisi gibi tesirli olmuyor...

Örneğin 9. bölümdeki patlama sahnesi,
15. bölümün iğrençliklerine rağmen o fevkalade kehanet sahnesi ve tabi 16. bölüm...


Claire'ın buradaki kıyafetlerini de fazlaca beğenmiştim. ^,^


Kitap serisine başlamamaya karar verdim ama büyük bir heyecanla 2. sezonu bekliyorum.

-

Son değineceğim konu ise, yine son yazılarımdan bilebileceğiniz Kafa dergi.



Hatırlarsanız arkadaşımla beraber düzenli takip edeceğimizi söylemiştim. Dergiyi o kadar çok sevdi ki, benim almakta tereddüt ettiğim anlarda ağzımdan girip burnumdan çıkıyor ve kendimi kasada derginin poşetlenmesini beklerken buluyorum. Böylece planımıza sadık bir şekilde ilerliyoruz.



Bu da bu ayın güzelliği. :)

Son noktayı da beni mutlu eden bi haberle koymak istiyorum.

Şuralardaa bir yerlerde yıllardır 2. kitabını beklediğim bir Mercy Falls Kurtları serisi vardı. O kadar uzun zaman bekledim ki kitabı baştan okudum ,ki biliriniz ben bunu pek yapamam, ve sonunda beklediğim o mesut haber geldi.
Bir süre önce Pegasus'un seriyi tekrar basacağını öğrendim. Basılalı bir hayli oldu tabi. Ciltli olsaydı baştan alırdım ama normal kapak, bendekiyle arasındaki tek fark boyutu. O yüzden kitabı tekrar okuyup direk ikinci kitabı alacağım.


Teşekkürler Pegasus. 
^,^

Gerçi şimdi kitabın biraz daha fazla bilinecek olması beni bir miktar üzüyor. Çünkü manevi bağ kurduğum özel bir seriydi benim için...
Olsundu. 


Bendeki son havadisler böyle, umarım sizler de iyi, bol okumalı günler geçiriyorsunuzdur yeni senede.
Zira bu kötü dünyada iyi şeylerin olmasına da ihtiyaç var.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

***

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder